En İyi Kıl Dönmesi Tedavisi Hangisidir?

Kıl dönmesi erkekler arasından yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Bu yazımızda İstanbul Kadıköy’de kıl dönmesi tedavisi alanında çalışan Op. Dr. İbrahim Kavak’a kıl dönmesi hakkında en sık soruların soruları ve cevaplarını sizlerle paylaşacağız.

Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?

Kıl dönmesi hastalığının tedavisinde kullanılan birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Bunlar 3 ana başlıkta incelenmektedir.

Ameliyatsız kıl dönmesi tedavileri

Çağdaş kıl dönmesi tedavileri

Klasik kıl dönmesi tedavileridir.

Tedavi yöntemleri değerlendirilirken en iyi yöntemin tespit edilebilmesi için bazı hususların değerlendirilmesi gerekir. Sağlık alanında öncelik hastalığın ameliyatsız ya da minimal bir cerrahi operasyonla tedavi edilmesidir. Buna ek olarak tekrar etme riski en az olan yöntemlere öncelik verilmelidir. Tedaviler karşılaştırılırken hasta konforu da göz ardı edilmemelidir. Uzun hastane yatışı gerektiren tedaviler hem hastanın sosyal hayatını etkiler hem de ekonomik açıdan daha maliyetlidir.

Yazımızda bunlar gibi faktörlerde göz önüne alınarak kıl dönmesi tedavi yöntemleri karşılaştırılacaktır.

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavileri

3 farlı ameliyatsız kıl dönmesi tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bunlar Sinusotomi, Kristalize Fenol ve Lazerle kıl dönmesi tedavisidir.

Kristaliz Fenol Yöntemi İle Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi

Fenol yöntemi hiçbir kesi ve dikişe gerek kalmadan, klinik ortamında uygulanabilen bir tedavi yöntemidir.

Bu yöntemde kıl giriş deliklerinden girilerek kılların biriktiği sinüs boşluğu temizlenir. Sonrasında temizlenen sinüs boşluğu kristalize fenol adı verilen yanıcı bir kimyasalla yıkanır. Bu sayede cilt altında biriken kıllar ve kılları saran kıl dönmesi kapsülü yakılmış olur. Yanan istenmeyen dokular ise sinüs boşluğundan akarak vücut dışına atılır.

Kullanılan yanıcı kimyasal maddenin sağlıklı dokularda yanık oluşturma riski bulunmaktadır. Bu nedenle oldukça dikkatle uygulanmalıdır.

Sinüs boşluğunun kapatılmaması, kıl dönmesi kapsülünün tam olarak vücut dışına çıkarılamaması gibi nedenler bu tedavinin başarı oranlarını düşürmektedir.

Fenol yöntemi uygulaması kolay ve pratik bir yöntemdir. Ancak başarı oranları çok düşüktür. (Yapılan araştırmalar tedavinin başarı oranlarının %60 civarında olduğunu tespit etmiştir.)[1] Bu nedenle pek tercih edilmez.

Sinüsotomi İle Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi

Kıl dönmesi tedavisinde kullanılan bir diğer ameliyatsız tedavi yöntemi sinüsotomi tekniğidir. Herhangi bir kimyasal madde kullanılmaması sayesinde yanık oluşma riski bulunmamaktadır.

Sinüsotomi tekniği klinik ortamında, lokal anestezi ile, hiçbir kesme ve dikme işlemi olmadan kısa bir sürede gerçekleştirilebilmektedir.

Sinüsotomi tekniğinde tıpkı fenol yönteminde olduğu gibi kıl giriş deliklerinden girilir. Ancak bu yöntemde sinüs boşluğunun rahatça temizlenebilmesi için kıl giriş delikleri dermal punch ve radyo frekans cihazı ile genişletilir. Genişletilen giriş deliklerinden girilerek tel fırçalarla sinüs boşluğu temizlenir. Daha sonra temizlenen alan enfeksiyon oluşmaması için antiseptik sıvılarla yıkanır.

Tedavi sonrasında dikiş atılması gerekmez. Ancak bazı durumlarda doktor tercihen tek dikiş atabilir. Ve böylece tedavi tamamlanır. Başarı oranları fenol yönteminden daha yüksektir.

Lazerle Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi

İstanbul Kadıköy’de kıl dönmesi tedavisi yapan Dr. İbrahim Kavak muayenehanesine gelen hastalardan en sık lazerle ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi hakkında sorular almaktadır.

Kıl dönmesi tedavileri arasında en çok tercih edilen ameliyatsız tedavi yöntemi lazer tedavisidir. Ancak ileri seviye vakıalarda lazer tedavisi tek başına uygulanamamaktadır. Ancak böyle durumlarda ameliyatta başarı oranını yükseltmek ve tekrar riskini düşürmek amacı ile lazer tedavisi kombine olarak uygulanabilmektedir.

Lazer tedavisinde ilk olarak işlem yapılacak alan lokal olarak uyuşturulur. Sonrasında fistül adı verilen kılların cilt altına girdiği kanaldan sinüs boşluğuna girilir. Sonrasında sinüs boşluğu çepeçevre yani tüm açılardan lazer ile yakılır. Sonrasında ise kıl giriş deliği ismi verilen fistül kanalı da lazer ile yakılır. Bu sayede hem sinüs boşluğu hem de kıl giriş deliği kapatılmış olur.

Kıl giriş deliğinin kapatılması sorunun tekrar etme riskini en aza indirmektedir.[2] Bu nedenle gerekli durumlarda ameliyatlı tedavilerde de lazerle yakma işlemine başvurulabilmektedir.

Ameliyatsız Kıl Dönmesi Tedavisi Avantajları Nelerdir?

Hastane yatışı gerekmez. Bu sayede ameliyata göre daha ekonomiktir.

Tedavi sonrası zorunlu bakım, dikiş alımı gibi prosedürler yoktur.

İş gücü kaybı yaşanmaz. Hasta aynı gün işine ve sosyal hayatına dönebilir.

Zorunlu yatış pozisyonu gerekmez. Bu sayede hem tedavi esnasında hem de iyileşme süresinde hasta konforu yüksektir.

Çağdaş Kıl Dönmesi Ameliyatları[3]

Kıl dönmesi tedavisi geçmişten günümüze birçok farklı ameliyat tekniği ile tedavi edilmiştir. Klasik kıl dönmesi ameliyatlarında çok fazla sağlıklı doku kesilmesinden ve buna bağlı olarak çok uzun sürede iyileşmesinden dolayı çağdaş kıl dönmesi ameliyatları geliştirilmiştir.

Çağdaş kıl dönmesi tedavilerinde amaç kıl dönmesi kapsülünün en küçük kesi ile vücuttan çıkarılmasıdır. Bu sayede tedavi sonrasında hastane yatışına bile gerek kalmadan hastalar günlük yaşantısına devam edebilmektedir. Klasik ameliyatlar sonrasında uzun hastane yatışı ve rahatsız edici şekilde bir iz kalabilmektedir. Ayrıca klasik ameliyatlarda belli bir süre doktorun önereceği şekilde yatma zorunluluğu da bulunmaktadır.

Mikrosinüsektomi ile Kıl Dönmesi Tedavisi

Çağdaş kıl dönmesi tedavileri arasında uygulanan en güncel ve gelişmiş tedavi yöntemi mikrosinüsektomi yöntemidir. Kıl dönmesi ameliyatları arasında en az kesi ile yapılan ve hasta konforunun en yüksek olduğu tedavi yöntemidir.

Klasik kıl dönmesi tedavilerinde kıl dönmesinin olduğu alan genişçe kesilir ve kıl dönmesi kapsülü çıkarılırdı. Mikro sinüsektomi yönteminde ise yalnızca kıl dönmesinin olduğu alan minimal şekilde kesilmektedir. Aşağıdaki görselde kesi miktarları ve şekli gösterilmiştir. Resmi inceleyerek mikro sinüsektomi işleminin ne kadar küçük bir kesi ile yapıldığını görebilirsiniz.

kıl dönmesi tedavilerinin karşılaştırılması
Kıl Dönmesi Tedavilerinin Karşılaştırılması
istanbul-mikro-sinusektomi
Mikro Cerrahi Yöntemle Kıl Dönmesi Ameliyatı

Mikro Sinüsektomi İle Kıl Dönmesi Tedavisi Avantajları

Mikro sinüsektomi tedavisinde çok küçük bir kesi yapılır bu sayede hastane yatışı gerekmez. Ayrıca tedavi sonrasında dikkat çekici bir iz kalmaz. Bu sayede estetik kaygı yaşanmaz.

Hastane yatışı olmaması sayesinde ekonomik bir ameliyattır. Klinik ortamında, lokal uyuşturma ile kolaylıkla yapılabilir.

Kişi aynı gün sosyal hayatına dönebilir. Bu sayede sosyal hayatı sekteye uğramaz.

Tedavi sonrasında iyileşme süreci hızlıdır. Ağrı, sızı yaşanmaz. Pansuman gibi özel bakım gerekmez. Bu sayede en konforlu kıl dönmesi olduğu söylenebilir.

Zorunlu yatış pozisyonu yoktur. Bu sayede tedavi sonrasında hastalar oldukça rahattır.

Cilt altında biriken kıllar ve kılları saran kapsül tamamen çıkarılır. Bu sayede tedavi de başarı oranı %95 in üzerindedir.

Mikro Cerrahi Tedavisinde Kalan İz Miktarı

Klasik Kıl Dönmesi Tedavi Yöntemleri

Birçok farklı klasik ameliyat çeşidi bulunmaktadır. Yapılan kesinin şekline ya da tedavi sonrasında açık bırakılıp bırakılmamasına göre farklı şekillerde adlandırılmaktadır. En sık uygulanan klasik ameliyatlar flep ameliyatı ve açık bırakma yöntemidir.

Flep yöntemi[4] ile kıl dönmesi tedavisinde kıl dönmesi ve çevresindeki sağlıklı dokula genişçe çıkarılır. Sonrasında yanlardan deri kaydırılarak kesi yapılan alan kapatılır.

Kesi büyük olduğu için hasta açısından konforsuz bir tedavidir. İyileşme süresi uzun ve süreç içerisinde enfeksiyon oluşma riski fazladır.

Ayrıca tedavi sonrasında çok büyük bir iz kalmakta ve estetik açıdan rahatsızlığa neden olmaktadır.

Açık bırakma yönteminde ise yanlardan doku kaydırılmaz. Kesi yapılan alan açık bırakılır. Bu tedavide iyileşme süresi oldukça uzundur. Yaranın bakımı da oldukça zordur.

Yara alttan sağlıklı doku gelerek dolması için açık bırakılır. Ancak açık yaranın enfeksiyon kapma ihtimali çok zordur. Bu nedenle pek tercih edilmez.

Klasik yöntemler hasta açısından konforsuz, iyileşme süresi uzun, yara bakımı gerektiren ve maliyetleri yöntemlerdir. Bu nedenle ayrıntılı olarak ele alınmamıştır.

kıl dönmesi tedavisinden sonra iz kalır mı
Flep Ameliyatı Sonrası Kalan İz

En Avantajlı Kıl Dönmesi Tedavisi Hangisidir?

Tedavi de öncelik ameliyatsız yöntemlerle sorunun çözülmesidir. Bu nedenle başarı oranı yüksek ve tekrar ihtimali düşük olan lazer tedavisi ön plana çıkmaktadır.

Ancak lazerle kıl dönmesi tedavisi her hasta için uygun değildir. Lazerin uygun olmadığı hastalarda ise mikro cerrahi yöntemle uygulanan mikro sinüsektomi yöntemi öne çıkmaktadır.


Kaynaklar

[1]Emiroğlu, M., Karaali, C., Esin, H., Akpınar, G., & Aydın, C. (2017). Treatment of pilonidal disease by phenol application. Turkish journal of surgery33(1), 5.  https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5448572/

[2] Nixon, A. T., & Garza, R. F. (2020). Pilonidal cyst and sinus. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557770/

[3]Bascom, J. (2008). Surgical treatment of pilonidal disease. Bmj336(7649), 842-843.  https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2323062/

[4] Arslan, K., Kokcam, S. S., Koksal, H., Turan, E., Atay, A., & Dogru, O. (2014). Which flap method should be preferred for the treatment of pilonidal sinus? A prospective randomized study. Techniques in coloproctology18(1), 29-37. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23430349/

HAKKINDA Op. Dr. Atilla Kaya

Genel cerrahi uzmanı olarak İstanbul Bakırköy'de hasta kabulüne devam ediyorum. Proktoloji (makat hastalıkları) teşhis ve tedavisi yanı sıra medikal estetik uzmanı olmam nedeniyle (Ben aldırma, Nasır, Lipom) ve kaş, sakal ekimi gibi tecrübelerim bulunmaktadır. Bana ulaşmak için 0542 621 08 88 numaralı hattı arayabilir ya da WhatsApp uygulaması üzerinden yazabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.